|
HİDROTERMAL YATAKLAR
Hidrotermal çözeltiler birkaç tipte oluşabilirler: Juvenil çözeltiler; asitik veya ortaç bileşimli, oksijenik kabuksal magmaların farklılaşması ile veya oksijen içermeyen kabukaltı bazik magmaların farklılaşması ile oluşurlar. Ultrametamorfik süreç çözeltileri; bölgesel metamorfık koşullar altında, mineral bünyesindeki OH'ın sığ derinliklerde serbestleşmesi ile oluşurlar. Metamorfık su, metamorfık cephenin ön kısmında yer alarak hidrotermal alterasyonu ve kayacın granitleşmesini sağlar. Dalan litosfer dilimlerinin dehidratasyonu sonucunda serbestleşen çözeltiler; Diyajenez ve epimetamorfizma esnasında serbestleşen, göçen ve zenginleşen birleşik gözenek sularından türeyen çözeltiler; gözenek suyu kayacın %30'unu kapsayabilir, 9 km derinlikte 300°C'ye kadar ısıtılabilir ve kayaçlardaki elementleri çözündürüp bünyesine alabilir. Atmosferik (vadoz) suyun yerkabuğunun derinliklerindeki döngüye katılması sonucu oluşan çözeltiler. Sonuç olarak, hidrotermal sularla taşınan elementler orijinal magmadan türeyebildikleri gibi, derinlerdeki çevre kayaçlardan çözündürülerek veya daha az derecede daha sığ derinliklerdeki kayaçlardan da türeyebilirler ve bu nedenle de daha düşük sıcaklıklara sahiptirler. Oluşan hidrotermal çözeltiler; kolloidal çözeltiler, gerçek çözeltiler veya daha olası şekliyle kompleks iyonik ve moleküler çözeltilerdir. Çözeltilerdeki elementler esas itibariyle kloridler, bikarbonatlar veya sülfatlar şeklinde taşınırlar. Hidrotermal çözeltiler etkisiyle oluşan yataklar şu şekilde sınıflandırılabilirler; Hipotermal Yataklar; 500-300°C sıcaklık aralığında ve oldukça derin ortamlarda (yeryüzünün 4-1 km altında) oluşurlar. Mezotermal Yataklar; 300-200°C sıcaklık aralığında ve 2 km civarındaki derinliklerde oluşurlar. Epitermal Yataklar; 200-50°C arası sıcaklıklarda ve yaklaşık l km derinlikte oluşurlar. Hidrotermal çözeltilerden itibaren gerçekleşen mineral çökelimleri aşağıdaki etkenlerin sonucunda meydana gelir: Çözeltiler ve yankayaçlar arasındaki veya hidrotermal çözeltiler ve yüzey suları arasındaki değişim reaksiyonları. pH veya Eh değerindeki değişimler. Sıcaklıktaki düşüş. Yarı geçirgen kayaçların filtreleme etkisi. Adsorbsiyon, absorbsiyon ve kimyasal özümseme. Basınç değişiklikleri. Hidrotermal çözeltiler, taşıdıkları bileşenleri minerallerin çözünürlüğü ile basınç ve sıcaklıktaki azalmalara bağlı olarak belirli bir sırada çökeltirler (Smirnov, 1976). Bununla birlikte, mineral ayrılımının sıcaklık ile belirlenen sırası çoğunlukla bozulur. Bu bozulma lokal (göreceli) basınç gradyanlarının etkisi, çözeltinin karbonat gibi kimyasal açıdan aktif bir kayaçla karşılaşması veya deniz tabanında daha soğuk olan alkali deniz suyu ile karışması yüzünden meydana gelebilir. Bu tip aksaklıklar olduğunda mineraller sinjenetik gözeneklerde, sedimanların tabakalarıma düzlemlerinde, efüzif kayaçların küçük boşluklarında veya çözünme ve hacimsel değişimler (minerallerin ve kayaçların rekristalizasyonu sonucunda oluşan) ile meydana gelen epijenetik boşluklarda çökelirler. Son duruma örnek olarak jips - anhidrit veya arsenopirit - skorodit verilebilir. Mineraller çoğunlukla kıvrımlanma ve faylanma gibi tektonik kökenli boşluklarda çökelirler. |