|
MAGMATİK SÜREÇLER
Tektoniğin jeolojik döngüleri, zamanla daha iyi anlaşılmış ve kabul görmüştür. Tektoniğin bu karmaşık ve sürekli doğuşu esnasında, bazalt veya granit magmasının geçirmiş olduğu magmatik kristalleşme ve farklılaşma süreçleri; bilinen bütün magmatik kayaç tiplerini oluşturabildiği gibi, magmatik, hidrotermal, karbonatitik, kontak-metasomatik, pegmatitik ve sublimat yataklarını da oluşturabilmektedir. Fe2O3, FeO, MgO ve CaO bakımından zengin olan bazalt magmaları, pirolitin farklılaşması sonucu yerkabuğunun 30-40 km altında oluşurlar. Pirolit denen manto materyali, ismini esas bileşenleri olan piroksen ve olivinden almıştır. Pirolit materyali, mantonun en üst seviyelerinden, örneğin 80-300 km arası derinliklerden diyapirler şeklinde yükselir. Bu tip bazalt magmaları, okyanussal plakaların toleyitik bileşimli yeni okyanus kabuğu oluşturmak üzere birbirinden uzaklaşmış olduğu okyanus ortası sırtlardaki rift vadilerinde yüzeye çıkarlar. Plakaların birbirinden uzaklaşması olayı, bir okyanussal plakanın diğerinin altına daldığı yada kıtasal kabuk altına daldığı aktif kıta kenarlarındaki dalma-batma zonlarında birbirine yaklaşma olayına dönüşür. Dalma-batma zonları içinde ve üzerinde, okyanussal ve kıtasal plakaların birbirine yaklaştığı durumlarda, kabuk ve manto materyalleri kıta kenarı volkano-plütonik faaliyetini kolaylaştıran magmalara dönüşürler. Okyanussal plakaların birbirine yaklaştığı durumlarda oluşan magmatik kayaçlar ada yaylarını oluştururlar. Kalkalkali kayaçlar, esasen andezitler veya dasitler ve riyolitler, ada yayı volkaniklerinin ve aktif kıta kenarlarının tipik kayaç birliklerim temsil eder. 100-150 km arası derinliklerde, SiO2, K2O, Na2O, CaO ve K, Rb, Ba, Sr, U, Th, Zr gibi litofil elementler ve hafif nadir toprak elementleri bakımından zengin olan kalkalkali magma, dalan okyanussal litosferin ve bunun sedimanter örtüsünün kısmi ergimesi sonucu oluşan magmaların pek çok farklılaşma sürecinden geçmesi sonucunda oluşur (Ringwood, 1974). Plakaların birbirine yaklaşması, kıtaların birbirleri ile veya ada yayları ile çarpışmasına ve sırası ile kıtasal kabuğun kalınlaşmasına ve kabuksal kayaçların kısmi ergimesine neden olur (Dewey and Burke, 1973). Kıtasal kabuğun alt kesimlerini oluşturan kalkalkali magmatitlerin (diyoritler, kuvars-diyoritler) kısmi anateksisi, çoğunlukla alkaliler esasen potasyum bakımından zengin granitik eriyikleri ve anortozit artığını meydana getirir. Alkali magmalar kıtasal kabuğun derinliklerine uzanan ve Doğu Farika Rift Vadisi gibi örnekleri bulunan rift tipi tektonik yapılarla birlikte bulunurlar. Bu tip yerlerde karbonatit lavları ve sokulurdan, bazı durumlarda da kimberlitler oluşur. Alkali püskürüklerin erozyonu, Doğu Afrika'daki Natron ve Magadi göllerinde olduğu gibi soda yataklarını oluşturabilir. Karbonatitler bazen riftleşmenin başlangıç fazı ile yakından ilişkili olan sıcak nokta aktivitesi ile bağlantılı olarak oluşurlar. Buna örnek olarak Güney Afrika'daki Palabora Kompleksi ve Rusya'daki Kola Yarımadası verilebilir. Ada yaylarında, jeosenklinal gelişiminin esas kalkalkali safhası esnasında pegmatit ve skarn yatakları oluşur. Florit, yakınlaşan kıta kenarlarının tipik bir mineralidir ve Güney Amerika Adalarının yüksek platolarında olduğu gibi Cu ve Pb-Zn-Ag cevherlerine eşlik edebilir. Transform ve doğrultu atımlı faylar, San Andreas fay zonunun devamı olan Salton Denizi (Kalifornia) örneğinde olduğu gibi, bor içeren hidrotermal çözeltiler için kanal yolları oluşturabilirler. Magmatik kökenli endüstriyel mineraller, magma katılaşmasının farklı safhalarında kristalleşebilirler. Örneğin elmas, grafit, korund ve forsterit erken magmatik safhalarda kristalleşip zenginleşirken, apatit ve diğer püskürük kayaçlar geç safhaları beklerler. |